Eylem Ve Şiddet

Toplandılar sokaklarda.Yarısı militan’dı.Camlar kırıldı.Dükkanlar yağmalandı.Bankalar zarar gördü.Çevreye zarar verirdi.Yanlış bir şey olarak algılanırdı.Öyleydi de.Ama çok güzel görünüyordu insanların nefretini ve kinlerin’i kusmaları.Netice’de akıllıca mıydı?

Kırık bir dükkan penceresi iktidara zarar veremez.İlgi çeker’di ama işe yaramazdı.Polislere birkaç sokak çatışması mesela.Buda devlet’in üstesinden gelmek için yeterli değil.Peki bir sürü insanın hükümet’e karşı pozisyon alması?

“Eylem Ve Şiddet” öğesini okumaya devam et

Afrikan Anarşizm’i Bölüm 2

Afrika toplulukçuluğunun en önemli özellikleri arasında sınıfların olmayışıdır.Yani toplumsal tabakalaşma, Sömürücü veya antagonistik sosyal ilişkilerin yokluğu.Araziye ve diğer üretim unsurlarına eşit erişiminin varlığı,Toplumsal üretimin dağılım seviyesinde eşitlik Ve güçlü aile ve akrabalık bağlarının Afrika topluluklarındaki sosyal yaşamın temelini oluşturduğu gerçeği. Bu çerçevede, her hane kendi temel ihtiyaçlarını karşılamayı başardı. Komünalizm altında, bir ailenin veya topluluğun üyesi olarak, her Afrikalı ihtiyaçlarını karşılayacak yeterli araziden pay sağladı.

“Afrikan Anarşizm’i Bölüm 2” öğesini okumaya devam et

Afrikan Anarşizmi Bölüm 1

1997 anarşizmle ilgili ilk büyük çalışma Afrikadan atıldı.Yazarlar Sam Mbah ve I.E. Igariwey, hem anarko-sendikalistler hem de Nijerya Bilinçlilik Birliği üyeleri. Bu yazım da yazarların Afrika anarşizmi hakkında çalışmalarını,tespitlerini,analizlerini ve düşüncelerini aktaracağım sizlere.  E hadi

Az sayıda insan anarşizmi Afrika ile ilişkilendirir.Her ne kadar anarşizm kapitalist yapılı bozulmaları ve solcu Marksist sahtekarlığı sürdürse de, Afrikalıların kendilerini anarko-sendikalist ilan etmeleri ve anarşizmin kıtadaki kurtuluş teorileri arasında meşru bir yere sahip olduğunu iddia etmeleri hem cesur hem de tehlikelidir. Ve biri sormalı: Neden? Şu ana kadar, Afrika’nın sömürge sonrası neoliberal krizini hiçbir şey çözemedi.Ne liberal demokrasi, Marksizm, kapitalizm, modernite, ne de milliyetçilik.

“Afrikan Anarşizmi Bölüm 1” öğesini okumaya devam et

Bir kukla ;Irkçılık

Beyaz işçi sınıfının kaderi her zaman Kara işçiler şartıyla bağlanmıştır.

Bu alt sınıflara bağlılığı sağlamak için maddi teşvikler ve yeni yükselen sosyal statüler kullanıldı. Afrikalıların “beyaz ırk” ve ırk köleliği bu icat eldivenle el ele gitti ve üst sınıfların kölelik döneminde bir düzen sağladı. Yoksul beyazlar bile, yeni sistem tarafından sosyal hareketliliği sağlandığından daha iyi bir tavır sergilemek istiyorlardı. Bununla birlikte, bu sosyal hareketlilik süper istismara uğrayan Afrika kölelerinin desteği ile yükseldi.

Kuzey ya da Güney’deki sendikaları organize etmeye ya da daha yüksek maaşlar için çalışmaya başladıklarında beyaz emekçiler, siyah emeği esas üretim tarzı olarak köleleştiren zenginler tarafından tokatlandı. Beyaz işçinin sözde “özgür” emeği bir kapitalistler tarafından sağlanıyordu.

“Bir kukla ;Irkçılık” öğesini okumaya devam et

Anarşizm düzeninde 11.bölüm kısa

Toplumsal hayvan olan insanlar diğer insanlar ile yaşamak ve beslenebileceğimiz bir yere ihtiyaç duyar, soğuktan sığınmak gibi.

Anarşist olarak, çoğunlukla toplumu siyasi liderlerle ve devlet kurumlarıyla nasıl örgütleyeceğimiz sorulur.

Anarşizm politik bir doktrin değildir; üç temel hususa dayanan bir yaşam şekli: özgürlük, saygı ve sorumluluk.

“Anarşizm düzeninde 11.bölüm kısa” öğesini okumaya devam et

Demokrasi Kapitalizmin kalkınma aracıdır.Bölüm 9

Her egemenlik sistemi, iktidarda olanlara fayda sağlamak için kurulmuştur; bu nedenle, siyasi hayatın düzenlenme biçimi, şartları ile sınırlandırılacak ve sosyal sistemin işleyişini kendi çıkarlarına dayalı olarak yapılandırmak için her ne pahasına çalışacaktır; Başka bir deyişle, siyasal hayatın birincil hedefi, hem politik olarak hem de ekonomik olarak (kaynakların kontrolü, nüfusun sistemin nüfuzuna bağımlılığı) sorumlu olanlar için sistemi faydalı kılmaktır.

Kapitalizm, onu yöneten ekonomik seçkinler için kazanç sağlamak için var olur ve kapitalizmdeki ekonomik sistem, en büyük olanı olan büyük işadamlarına en büyük fayda sağlayacak şekilde organize edilir; çünkü ekonomik karar alma bağlamının nasıl yapılandırıldığını göz önünde bulundurarak İlgili tüm pazarlar için en iyisidir.

Politik sistem, demokrasi (yani demagoglar tarafından hükümet) demokratik kanallar vasıtasıyla (yalan söylemeye çalıştıklarında) siyasetin patronlarının menfaat modelini korurken ve genişletirken nüfusu kontrol altına alacak şekilde kurulmuştur Profesyonel demagoglar. Niyetleri, insanların söylediklerini yapmalarını, emirlerini takip etmelerini sağlamak; Hem hükümet rejimini hem de sözde “sosyal söylem” i, karar verdikleri şartlar temelinde yapılandırılarak, “siyaset” in yoluna girmesini istiyorlar.

Dolayısıyla, tamamlayıcı menfaatleri olan iki güç eliti arasında, biri siyasi ve diğer ekonomik arasında bir ayrım yapılabilir. Belirli bir tarihsel koşullar göz önüne alındığında, günümüzde en büyük ekonomik güce sahip olan ülkeler demokrasilerdir, bu nedenle demokratik sistem kapitalist kalkınma modelinin en elverişli olduğunu kanıtlamıştır çünkü yasama faaliyetlerini iş gereksinimlerine göre yürütür ve meşrulaştırmayı kolaylaştırır Ekonomik düzenin, akranlarını ve doğasını istismar etme pahasına kârını, birinin işleyebileceği en ağır suçlardan biri olarak değil, yalnızca birçoğundan azının erişebileceği bir hak olarak görerek.

Cesaret Bölüm 8

Anarşizm cesaretten ibarettir. İnsanlara normallik kültürünü terk etmelerine teşvik eder.

Anarşizm, satılabilen ve gerilemeyi bekleyemeyen bir felsefe değildir. Anarşistler fikirlerini yaymak için tazeleme ister.Bağırmaktan korkmazlar.

Bununla birlikte, anarşizmi benimseyen kişi de tehdit ve zorlukları göz önüne almalıdır.Hainlikle suçlanılacak ve insanların hakaretleri ve dalga geçemelerine maruz kalacaklar..

Böylece, anarşistler herkesin köle olduğunu ikna etmeye çalışması ve egemenlik yönünde hareket etmeye çalışırlar.

“Cesaret Bölüm 8” öğesini okumaya devam et